600 bine yakın öğretmen ‘uzman’ adayı olacak

Selvi, 20. Ulusal Eğitim Şurası’nda AA muhabirine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şura’nın açılış toplantısında detaylarını açıkladığı Öğretmenlik Meslek Kanunu’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 5 yıldır yoğun şekilde tartışıldığını ifade eden Selvi, bazı sebepler sebebiyle kanunun fiiliyata geçmesinin mümkün olmadığını fakat şimdi sona yaklaşıldığını vurguladı.

Kamuoyunda kanuna karşın fazla yanlış tartışmalar yapıldığına dikkati çeken Selvi, “Bir Kere her şeyden önce öğretmenler açısından 100 yılın kanunu. Çünkü öğretmenler, ulus sistemi içerisinde eğitim-öğretim hizmeti sınıfıydı. Meslek Kanunu ile öğretmenlik artık genel kamu sistemi içinde özel kanunla çalışan bir grubu ifade ediyor. Bu natürel bununla beraber bir statü değişikliği demektir.” diye konuştu.

– “STATÜNÜN GETİRMİŞ OLDUĞU BİRTAKIM POZİSYONLARI DA ELDE ETMİŞ OLACAKLAR”

600 bine yakın öğretmen 'uzman' adayı olacak

Selvi, kanunun öğretmenlere statü kazandırdığını, finansal ve özlük haklarıyla ilgili kayda değer düzenlemeler içerdiğini aktararak, statünün getirdiği birtakım pozisyonların bulunduğuna muhabere etti.

Birinci derecedeki öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesine ilişkin Selvi, “Öğretmenlik Iş Kanunu’nun çıkmasıyla birlikte öğretmenlik bir kariyer mesleğine kavuşacağı için 3600 müktesebiyle işe başlamış olacak. Yani bu arkadaşlarımız, birinci dereceye indiği anda 3600 ilave gösterge aslında onların göstergesi haline gelmiş olacak.” diye konuştu.

Selvi, kanunla öğretmenlerin kariyer mesleğinin kazandırmış olduğu ek gösterge avantajlarını da kullanmış olacağının altını çizerek, “Misal verecek olursak, 30 sene çalışan bir arkadaşımız 3600 ek göstergeyle emekli olduğu zaman yaklaşık 30 bin lira civarında tazminatında ilave artı olacak. Yeniden aynı zamanda emekli maaşlarında 900 lira civarında bir pozitif olacak. Natürel bu önümüzdeki zamların yansımamış hali. Zamlarla birlikte bunlar da artacaktır. Bundan emekliler de yararlanacak. Yani öğretmenlik mesleğini yapmış birisi emekli olduğu vakit bu haktan yararlanabilecek.” değerlendirmesini yaptı.

– “10 YILINI DOLDURANLAR SINAVA GİRMEK SURETİYLE BILIRKIŞI OLABİLECEK”

Kariyer mesleklerinde kademeleşmenin olduğunu ve öğretmenliğin de “stajyer hoca”, “uzman öğretmen” ve “başöğretmen” olarak kategoriler haline geldiğini vurgulayan Selvi, “Mesela nasıl bir pratisyen hekim, uzman doktor düzenlemesi varsa benzer onun gibi olacak. Bu noktada da 10 yılını hizmetle doldurmuş arkadaşlarımız, sınava girmek suretiyle bilirkişi olabilecekler. Sınavı kazandıktan daha sonra bir takım yeterliliklere de sahipse, yani birtakım etkinlikler çerçevesinde değerlendirildiğinde herhangi bir kontenjan kısıtlaması da olmadan bu hakkı elde edebilecek.” ifadelerini kullandı.

– “BILIRKIŞI ÖĞRETMENLER ARACISIZ GEÇİŞ YAPACAK”

Selvi, derhal bilirkişi hoca olanların durumunun ne olacağına karşın soru üzerine, şu bilgileri verdi:

600 bine yakın öğretmen 'uzman' adayı olacak

“hemen bilirkişi hoca olan arkadaşlarımız ilk elden geçiş yapacaklar. Meslek Kanunu çıktıktan sonradan uzmanlık sınavına 10 yılını doldurmuş arkadaşlarımız katılacak ama bunlar yaklaşık 600 bin öğretmeni ihtiva ediyor. Burada bir kontenjan sınırlaması değil. Mesele master ve doktora yapanlarda o süre alanında master ve doktora şartı vardı. Acilen bu kaldırılıyor. 600 bin kişinin tümü teorik olarak sınavı kazansa tümü de uzman olabilirler, tabii bu fiili olarak. Başarılı olan ve öteki yeterliliklere de sahip arkadaşlarımızın uzman olma imkanı olacak. Şu anki başöğretmenler otomatik olarak geçecek. Eğer yeni başöğretmen olacaksa uzmanlıkta 10 yılını geçirmiş arkadaşlar tekrar sınava girmek ve emin yeterliliklere sahip elde etmek koşuluyla başöğretmen olabilecek.”

– “BİR DERECE BELIRLEMEK ÇAĞRIDA BULUNMAK HİZMETTE 3 YIL MENFAAT ANLAMINA GELİYOR”

Uzman öğretmenlerin maaşlarında 1000 liralık artışın olacağını ve aynı zamanda da bir derece alacaklarını dile getiren Selvi, “Yani bir derece atamak seslenmek hizmette 3 yıl menfaat elde etmesi anlamına kazanç. Yine başöğretmen arkadaşlara da bu derece bir defa daha verilecek ve bununla birlikte başöğretmen arkadaşlarımızın maaşına da 1000 liraya fazla 2 bin lira daha verilecek. Böylece birtakım avantajlar elde etmiş olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

– “KADROLU ÖĞRETMENLERİN TÜM HAKLARINA SAHİP OLACAK”

Öğretmenlerin istihdam edilirken sözleşmeli olarak istihdam edildiğini ve 3 yıl her tarafında özlük haklarında kadrolu meslektaşlarına tarafından dezavantajlı durumlarının laf konusu olduğunu bildiren Selvi, bu öğretmenlerin dördüncü yılda kadroya geçtiğini hatırlattı.

Sözleşmeli öğretmenlerin bir bölgede 4 yıl alıştırma zorunluluğu olduğuna dikkati çeken Selvi, şunları kaydetti:

“Natürel bunun getirmiş olduğu birtakım güçlükler var. Özür grubunda problemler var, aileler parçalanıyor, zorlukları var. Şu andaki yapılan düzenlemeyle ‘sözleşmeli’ ismen kaldı ama kadrolu öğretmenlerin sahip olduğu bütün haklara sahip olacak. Bu şunu da getiriyor, olasılıkla iç düzenlemeleri yapıldığı zaman özlük hakları eşitleneceği için benzeyen durumu gibi mazerete dayalı birtakım konular da kadrolu öğretmenlerdeki gibi çözülme imkanına kavuşmuş olacak. Buradan şöyle bir değerleme yapılıyor. Kadroya mı geçirilmiş olacak. Hemen kadrolunun sahip olduğu haklar kendisine verilecek fakat kamuda istihdamda bir sözleşmeli düzenlemesi var. Sözleşmeli çalışanların durumunu da yeniden toplu sözleşmede 2022 yılında çözümlemek üzere mutabık olmuştuk. O süreçte bunun da tüm ayrıntısıyla değerlendirmesi olacak. Belki de o süreçte kadro imkanı olabilir veya diğer hizmet kollarında da eşitlemeler söz konusu olabilir.”

– “1300 CİVARINDA BAŞÖĞRETMEN VAR”

Selvi, hemen eğitim sisteminde kaç başöğretmen bulunduğuna karşın soru üzerine, şu bilgileri paylaştı:

“şu anda 1300 civarında başöğretmen arkadaşımız var. Bilirkişi arkadaşlarımız ona göre daha çok. Örneğin biz sınava girip uzman olduğumuzda aşağı yukarı 20 bin civarında arkadaşımız bunu başarmıştı. Yasa geçtikten sonradan aslında 1300 kişi başöğretmenliğe geçecek. Uzmanlar da gerçekten 17-18 bin civarında olabilir, bunlar geçmiş olacak.”

Yeni yasada en büyük avantajın uzmanlık ve başöğretmenlik için kota konulmaması olduğunu vurgulayan Selvi, ayrıca yüksek lisans ve doktoranın alanda yapılması zorunluluğunun bulunmamasının önemine sinyâl etti.

Iş Kanunu’na ilişkin alıştırma başladığında sendika raporunu ilgili kurumlara ilettiklerini aktaran Selvi, “Hoşnutluk verici olan şu fakat oradaki tekliflerimizin manâlı miktarda karşılık bulduğunu görüyoruz.” ifadesini kullandı.

Yorum yapın