Ada Futbolu: Alt liglerden esintiler

author

ZİYA ADNAN

ziyaadnan@yahoo.com

2021.11.16 07:13

1980’lere yetişmiş Ada futbolunun meraklıları hatırlar, uzun top taktiğinin yaratıcısı, kökleri 1889 senesine dayanan, uzun seneler amatör kümelerde uğraş ettikten sonra 1977’de profesyonel liglere adım atmış, bir süre ülkenin en üstteki liginde mücadele etmiş, o dönemde rakiplerin korkulu rüyası haline gelmiş Wimbledon FC’dir…

Tarihlerinde başta 1984-85 sezonunda ülke futbolunun en üst liginde doruk gösterdiler. Güney Londra’nın tenisiyle nam salmış Wimbledon semtinde, eski zamanlarda köpek yarışları için kullanılan o yamalı Plough Lane Stadı ev sahipliği yapardı takıma. Premier Lig hemen şimdi kurulmamış, yayıncı kuruluş futbola el atmamıştı. Maçların ayakta izlendiği zamanlarda, takıma gönül vermiş mahalle sakinleri doldururdu tribünleri. Dört sezonda dört küme atlayarak Ada futbolunun en üst ligine tırmanmıştı sarı-lacivertliler. (Ankara’nın sarı lacivertine selamlama çakalım bu arada) Futbol sistemleri “Route One”a dayalıydı. Sahanın her bölgesinde prese dayalı sert oyun yapılarında, topu en kısa yoldan karşı taraf takımın ceza sahasına yollar, kocaman cüsseli hücumcuları ile gol bulmaya çalışırlardı. Bir futbol takımından çok komando birliğini hatırlatan azman futbolculardan kurulmuştu takım, onlar sahaya çıkarken rakip 90 dakika hava bombardımanına uğrayacağını bilirdi. Futbol kurallarını ardına kadar zorlayan sertlikte, kesintisiz prese dayalı anlayışta rakibe göz açtırmazlar, kafa göz dalar, çoğunlukla duran toplardan golü bulurlardı. Ada futbolunun devleri bile onlarla oynamak istemezdi. 90’ların sonlarına kadar rakiplerin korkulu rüyası olmaya devam ettiler. Oysa zaman içinde takımdan ayrılan futbolcuların eksikliği negatif etkiledi takımı, 14 Mayıs 2000’de, tarihlerinde ilk kez kazandıkları Federasyon Kupası’nın 12. yıldönümünde elitler ligine veda ettiler.

Ve bir daha hiç dönemediler…

Hikâyenin sonrası yürek parçalayıcı. Wimbledon FC 2003’te Londra’nın kuzeyinde, 90 kilometre uzaklığındaki Milton Keynes kasabasına taşınıyor, 2004’te takımın adını “Milyon Keynes Dons” olarak değiştiriyordu. Ama kulübün bir kısım taraftarı bu ayrılığa tepki gösterdi, Wimbledon semtinden katiyen ayrılmayacaklarını, kulübün köklerinin bu semtte olduğunu, tarihe ihanet etmeme adına kendi kulüplerini kuracaklarını açıklayarak “AFC Wimbledon’u kurdu. Sonrasında 13 sezonda 6 lig atlayarak 9. Lig’den 3. Lig’e yükseldiler. 21. Yüzyılda kurulan ve profesyonel liglere girebilmeyi başarmış birincil kulüp olmaları tarihe düşen notlar. Şimdilerde birbirlerinden hiç zevk etmeyen iki kardeş Ada futbolunun 3. Liginde mücadelelerini sürdürüyor. Bu yazının yazıldığı zamanlarda “Mk Dons” League One’da (3. Lig) play off potasının bir basamak aşağıda, 7 sırada. 23 karakter kadronun yaş ortalaması 23.7, toplam değeri 8,1 milyon sterlin, 7 futbolcusu İngiltere açık havada dünyaya gelmiş. Takıma ev sahipliği yapan “Stadyum MK” 30 bin kapasiteli, 2018-19 sezonunda 4. Ligde mücadele ettikleri zamanlarda 23 maçta 8.224 taraftar ortalaması yakaladılar…

Milli maç arasını fırsat bilip takriben bir saatlik araba yolculuğundan sonradan 230 bin nüfuslu Milton Keynes kasabasının MK Dons Stadı’ndayız. İçinde alışveriş merkezi, restoranları, sineması ne ararsan mevcut. Uzaklarda doğup büyüdüğüm yedi milyonluk başkentin iki futbol mabedi vardı, yıktılar. Velhasıl futbolun marka değeri içi anlamsız cümlelerle değil icraatla yaratılıyor…

Ev sahibi MK Dons’un konuğu, üç puan arkasından, 11. sıradaki Cambridge United. MK Dons 3-4-1-2 dizilişinde, ileri uçta Watter, Twine ikilisinin arkasında oyun kurucuları O’Riley. Konuk takım 4-2-3-1 dizilişinde, gol umutları Ironside’nin arkasında Smith, Hoolahan, Brophy üçlüsü. Maçın sıcacık alanlara kitlendiği, iki takımın da bölge yaratmakta zorlandığı dakikalardan daha sonra 13’te golü bulan MK Dons oluyor, sağdan savunma arkasına sarkan Watters’ın ortasında topu ağlarla buluşturan 9 numaralı Twine, bu sezon ligde 7. golü. 27’de fark ikiye çıkıyor, soldan savunma arkasına sarkan Watters, Twine’nin enfes asistini uzakta köşeye yerden bırakıyor. 36’da Premier Lig’i aratmayan kalitede bir gol izliyor stadı dolduran 9.904 futbolsever, ceza sahasının dışındaki serbest vuruşu sol üst köşeden plase vuruşla ağlara gönderen Twine, devrede parlıyor 22 yaşındaki 9 numara. Topa yüzde 62 oranında sahip olduğu, rakip kaleyi altı defa yokladığı devreyi 3-0 önde kapatıyor MK Dons.

2. devreye farkı azaltma nedeniyle ofansif başlıyor Cambridge United, 53’te Ironside’nin kafa pasında Brophy ceza sahasında isabetsiz vuruyor. Dört dakika daha sonra Hoolan’ın enfes pasında bu kez Smith gole yaklaşıyor, vuruşunu MK Dons kalesinde Fisher ayaklarıyla kornere çeliyor. Rakibin gol için yüklendiği anlarda Mk Dons kontralarında sağda Kioso çabukluğuyla göze batana oyuncu. 65’te Kasumu’nun asistinde Kioso’nun vuruşuyla 4. gole yaklaşıyor ev sahibi. 69’da MK Dons orta sahasında McEachran yerini Robson’a bırakıyor. 76’da Twine’nin asistinde Watters’ın canice sahasında füzesiyle farkı dörde çıkartıyor MK Dons, Watters-Twine ikilisi maça damga vuruyor. 82’de aradığı golü buluyor Cambridge United, Smith ceza sahasının sağından uzakta köşeye sert vuruyor, 4-1. Kalan dakikalarda diğer gol olmayınca 4-1 kazanıp üç puanı tuzak MK Dons 5. sıraya yerleşiyor. Maçın adamı, golleri ve asistleriyle Matt Watters, daha aşağı liglerde cevher arayanların radarına girecektir olası.

Yorum yapın