Anayasa Mahkemesi güvenlik soruşturması kanununun iptal istemini reddetti

Resmi Gazete’de yayımlanan karara tarafından, CHP, eylemli içtüzük değişikliği niteliğindeki işlemlere dayanılarak görüşülüp kabul edilen kanunun yok hükmünde olduğunun tespiti, somurtkan takdirde iptal edilmesi ve yürürlüğün durdurulması talebiyle Anayasa Mahkemesinde dava açtı.

Yüksek Duruşma, davayı oy birliğiyle reddetti.

Tüzük Mahkemesinin kararında kanun atama, değişim ve kaldırmanın TBMM’nin tahsis ve yetkileri arasında olduğu, bir kanun teklifinin TBMM’de kabul edilmesinin de kanunun varlık kazanması için zorunlu ve yeterli olacağı, bu nedenle yokluğu isteminin reddedildiği belirtildi.

İptal isteminin reddine ilişkin değerlendirmede ise Tüzük’nın 148. maddesinde, TВМM Genel Kurulu tarafından yapılan son oylamadan önce yapılan şekil bozukluklarının iptale niçin olamayacağı hükmünün yer aldığı anımsatıldı.

TBMM’nin tüm işlerinde üye tamsayısının en düşük 3’te biri olan 200 milletvekiliyle toplanması, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar vermesi ve karar yeter sayısının hiçbir şekilde aza tamsayısının 4’te biri olan 151 milletvekilinden eksik olmaması gerektiği anlatılan kararda, şu ifadelere yer verildi:

“Kanunun görüşülmesine ilişkin TBMM Genel Komite tutanaklarının incelenmesinden Kanun’un hepsi üzerindeki oylamanın işaretle oylama yöntemiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. İşaretle oylama sonucunun rakamsal olarak belirlenmeyip İçtüzük’ün 141. maddesi gereğince oturumu idare eden Başkan tarafından Genel Kurula ‘kabul edilmiştir’ ya da ‘kabul edilmemiştir’ denilmek suretiyle duyuru edilmesi aleyhinde, Kanun’un kabul edildiği oylaması sırasında toplantı ve karar yeter sayısının varlığı konusunda Başkanlık Divanınca tereddüde düşülmediği gibi herhangi bir milletvekili tarafından yeter sayının bulunmadığı yönünde bir itirazın da ileri sürülmediği gözetildiğinde son oylamanın Anayasa’nın 96. maddesinde öngörülen genelde yapıldığının kabulü gerekir.”

Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrası gereğince şekil denetiminin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususuyla sınırlı olması nedeniyle sadece son oylama çoğunluğuyla ilgili bir yoklama yapıldığı kaydedilen kararda, “Son oylamasının Tüzük’da öngörülen genelde yapıldığı açık olan kanun, Anayasa’nın 96. maddesine tutarsız değildir, iptal talebinin reddi gerekir.” ifadesi kullanıldı.

Kararda, iptal talebi reddedildiğinden yürürlüğün durdurulması talebinin de reddedildiği bildirildi.

Yorum yapın