Bakan Yanık: Hedef yüzde yüz erişilebilirlik’

Yanık, bakanlık ile İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) meslek birliğinde, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin engellilik alanındaki kamu kurumlarından temsilcilerin katılımıyla çevrim içi gerçekleştirilen “Engelli Bireylerin Bağımsız Yaşamasına Yönelik Sağlık ve Sosyal Hizmet Politikaları Eğitim Çalıştayı”nın açılışına katıldı.

Yanık, burada yaptığı konuşmada, her canın özel bir layık ve Allah’ın emaneti olduğunu belirterek, emanetin değerini bilip onurlu bir hayat kurmanın en temel insan haklarından olduğunu söyledi.

Empati, fedakarlık ve yardımseverliğin miras kalan medeniyetin en manâlı erdemlerinden olduğunu vurgulayan Yanık, bakanlığının hizmetlerinde ve faaliyetlerinde görüş açılarını bu kapsayıcılık ve bedel sistemi üzerinden geliştirdiklerini ifade etti.

Kimin neye ihtiyacı varsa hizmetleri ona tarafından belirlediklerine sinyâl eden Yanık, bayan, çocuk, engelli, yaşlı, genç tüm kesimlerin sağlıktan eğitime, alıştırma hayatından sosyal hayata değin her alanda gereksinimleri doğrultusunda planlamalar yaptıklarını, buradan hareketle, engellilerin hayata bütün ve eşit katılımını temin etmek, sosyal hayatın doğal bir parçası olmalarını kolaylaştırmak nedeniyle hükümet olarak 2005’te Engelliler Hakkında Kanun’u çıkardıklarını hatırlattı.

Türkiye’de ilk kez 1500 maddelik engelliler hukukunu oluşturduklarını anımsatan Yanık, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında, 2007’de Birleşik Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’yi imzalayan birincil ülkelerden biri olduğunu dile getirdi.

– “ÇALIŞMALARIMIZA, ‘YÜZDE YÜZ ERİŞİLEBİLİRLİK’ HEDEFİYLE DEVAM EDİYORUZ”

Yanık, 2010’da Anayasa’nın 10. maddesine eklenen artı ayrımcılık ilkesiyle engelli politikalarında reform özelliğinde yenilikler yaptıklarını söyledi.

Erişilebilirlik uygulamalarının, eğitimden istihdama kadar, engellilerin toplumsal hayata katılımını ilk elden etkileyen konuların başında geldiğine dikkati çeken Yanık, şöyle devam etti:

“Binalar, açık alanlar, toplu taşıma vasıta ve sistemleri, bilgi ve iletişim teknolojileri konularındaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Erişilebilirlik dahilinde, millet kullanımına açık binaların kaldırım, yayalara ait geçidi, park gibi açık alanların, toplu nakliye araçları ile bilgi ve irtibat sistemlerinin erişilebilir olmasını gerekli ülkü getirdik. Bu konuda bir kılavuz hazırladık ve standartlarını da belirledik. 2011’den bugüne erişilebilirlik konusunda tüm taraflara yönelik eğitimler verdik. Konunun önemiyle bağlantılı olarak Sayın Cumhurbaşkanımız kadar 2020 yılı ‘Erişilebilirlik Yılı’ olarak duyuru edildi. Geçtiğimiz yıl ise saygın Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde ‘Erişilebilirlik Cümbür Cemaat İçindir’ sloganıyla dünyada ilk önce geniş bir içerikle Erişilebilirlik Ödül Töreni’ni düzenledik. Çalışmalarımıza, ‘yüzde yüz erişilebilirlik’ hedefiyle devam ediyoruz.”

Bakan Yanık, engellilerin bağımsız şekilde toplumsal hayata katılmalarının olmazsa unsurlarından istihdamda da manâlı gelişmeler kaydettiklerini belirterek, “Geleneksel olarak uygulanan kota ve cinayet yönteminin yanı sıra keza işverenler hem de çalışanlar açısından teşvikler veriyoruz. Bu yöntemlerle son 20 yılda engelli memur sayısını yaklaşık on kat, işçi sayısını ise üç kat arttırdık ki 17 Şubat’ta bir engelli memur ataması daha yapacağız.” diye konuştu.

Türkiye’de, bebek ve çocukların gelişimleri açısından risklerin tespit edildiği, gelişimlerinin takibini ve ailelerin sürece dahil olmasını sağlayan “Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Programı”nı başlattıklarını aktaran Yanık, 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi’ni hazırladıklarını, engellilerin haklarını geliştirmek ve kuvvetlendirmek üzere Türkiye’nin yol haritasını vizyon belgesi ile ortaya koyduklarını söyledi.

– “ENGELLİ BİREYLER AÇISINDAN YENİ HİZMET MODELLERİ GELİŞTİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan göre 3 Aralık 2021 Dünya Engelliler Günü’nde ilan edilen 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi’nin eğitimden sağlığa, adalete erişimden bakıma, ekonomiden sosyal hayata değin her alanda kapsayıcı ve totaliter bir bakışla hazırlandığını gösteren Yanık, yasal, kurumsal ve uygulamaya karşın yapılması gerekenlere yeniden yapılanma odaklı ve sosyal içermeci bir girişim geliştirildiğini ifade etti.

Bu kapsamda, engellilerin potansiyellerini gerçekleştirebildikleri, hesaplı, sosyal ve kültürel hayata tam katılım sağlayabildikleri bir toplum inşa etmek üzere çalışmalara devam ettiklerini vurgulayan Yanık, engellilerin ve tüm kırılgan grupların yaşam standartlarının yükselmesi, toplumsal refahın sağlanması için gayret gösterdiklerini dile getirdi.

Yanık, Kovid-10’un engellilerin egemen yaşayabilmeleri üstünde olumsuz etkiler yarattığına işaret ederek, şöyle konuştu:

“Buna rağmen Türkiye olarak engelli bireylerin egemen yaşamalarını desteklemek nedeniyle hizmetlerimizin bütünleşik hizmet modeli çerçevesinde yürütülmesi için uğraş harcıyoruz. Türkiye, medeniyetimizin ve kadim kültürümüzün bir yansıması olarak bireyi ve aileyi güçlendiren politikaların geliştirilmesine ayrı bir yük vermektedir. Bu doğrultuda engelli bireylerin kendi sosyal çevrelerinde ve aile ortamlarında hayatlarını sürdürebilmeleri için çalışmalar yapıyoruz. Topluma egemen bir şekilde katılımı en şiddet olan ve bakıma gereklilik duyan engelli bireyler açısından yeni hizmet modelleri geliştiriyoruz.

Kişilerin egemen yaşamasını destekleyecek ve kurum odaklı hizmetlerden toplum temelli olarak hizmetlere geçişi sağlayacak bir hoşgörüyle hareket etmekteyiz. ‘İnsanı yaşat ama devlet yaşasın’ şiarıyla engelli bireylerin her alanda yaşam kalitesinin artması için çalışıyoruz. Evde sağlık hizmeti programı, evde bakım desteği programı, evde bakım aylığı, konut tipi sosyal hizmet kuruluşları ve toplum ruh sağlığı merkezleri ile destekleyici gündüz hizmetlerini ülke geneline yaygınlaştırıyoruz.”

Bakan Yanık, toplantıdaki tüm paylaşımların İslam coğrafyası açısından bir kılavuz niteliği taşıyacağına inandığını belirterek, iki gün sürecek programın yalnızca engelliler için yok, yaşlı, hasta, hamile ve çocuklu kadınlar öncelikle almak üzere bütün toplum kesimlerinin refahı ve rahatı açısından fazla değerli olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir