Bütün kitapları bir arada

author

SEVİN OKYAY

sevino@gmail.com

2021.11.16 07:21

Celil Oker hocamız 67 yaşında bize veda edeli yanlış hesaplamıyorsam iki buçuk yıl oldu. Geçen gün Altın Kitaplar’ın onun tüm eserlerini bastığını okudum: On tane Oker kitabı: Alfabe sırasıyla Silahla Ateş Etme İstanbul, Beyaz Eldiven Sarı Zarf, Bin Lotluk Gövde, Bir Şapka Bir Tabanca, Çıplak Cisim, Kramponlu Beden, Rol Çalan Ceset, Sen Ölürsün Ben Yaşarım, Son Ceset, Yenik ve Yalnız. Pırıl pırıl yeni baskılarla 10 kitaplık bir paket halinde elimizde…

Talas Amerikan kolejinin arkasından Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Oker önce çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. 1983’te uzun süreli yeni bir mesleğe, reklam yazarlığına başladı. 1998 yılında Veri Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne öğretim görevlisi olarak girdi ve yaşadığı sürece bu görevi devam ettirdi. Celil hocamız, arasında günümüz polisiye yazarlarının, arkadaşlarımızın da bulunduğu o kadar çok gençle tecrübesini paylaşmıştır. Üniversitede becerikli yazarlık dersleri de veriyordu.

1999 yılında birincil romanı Çıplak Cisim yayımlanan Celil Oker bu kitapla Kaktüs Kahvesi ve Oğlak Yayınları’nın o sene müşterek düzenledikleri Polisiye Roman Yarışması birincisi oldu. İkinci kitabı Kamponlu Vücut’deri sonradan da Remzi Ünal maceraları, özlediğimiz şipşak olmasa da sürdü gitti. Keza Murathan Mungan, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Elif Şafak ile birlikte 2004 yılında yayınlanana Beşpeşe isimli romanın da yazarları arasındaydı.

SADIK OKURUYDUM

Reklamcılık dıştan benzer meslekleri yaptığımız halde o kadar sık görüşmezdik. Zaten bundan böyle benzer mesleği yapanlar yok benzer müessesede çalışanlar bile eskisi gibi çoğunlukla görüşemiyor. Fakat hiç değilse polisiye etkinliklerinde, ödül törenlerinde, panellerde, bazen radyoda karşılaşma imkânı vardı. El Altından arka tarafa süzülebileceğimi bilsem Data’deki derslerine de giderdim ama yakalanırım diye korkuyordum. Ondan izin isteyip gitmeye de utanırdım. Oysa, fazla sadık bir okuru olduğumu söyleyebilirim. Kitapların arası uzadı mı, telefon etmekten bile çekinmezdim. “Hocam, bekliyoruz fakat… Kitap ne zaman çıkacak?” Gevrek gevrek güler, “Çıkacak… çıkacak” derdi.

Fazla severdim Celil Hoca’yı, özel dedektifi Remzi Ünal’ı da. Oker kahramanını, Cumhurbaşkanı’nın veto ettiği dedektiflik yasasını veto edilmemiş sayarak yaratmıştı. Üner, askeri kökenli, keza orduda, ayrıca Türk Hava yolları’nda pilotluk yapmış, tabanca kullanmasa da aikidoya hâkim olan orta yaşlı, bekâr biridir. Simülasyon oyunlarıyla uçmayı telafi eder. Söylendiğine göre, Remzi, yazarımızın göbek adı, Ünal da annesinin kızlık soyadıymış.

SIRAYLA OKUNMALI

Ben, dedektifimizin kendisine kızdığı zamanlarda çizdiği portreyi seviyorum en çok: “Remzi Ünal… Şu Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir “freequent flyer”ın adını bile duymadığı sekizinci derslik charter şirketlerinde bile tutunamayan, şu sıralar sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını her çakışında inatla bir daha yükselen eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal.”

Kitapların arasını açarak ruhumuzda endişe yarattığını söylemiştim. Esas endişeyi ise, Ünal’ın aramızdan ayrılabileceğini dokundurma eden finaliyle beşinci kitabı “Son Cisim” yaşattı bize. O heyecanla, hocanın beşinci kitabın sonuna altıncı kitabın birinci bölümünü koyduğunu fark etmemişiz. Karakterlerinin arasında takdir etmediğim tek kişi, kahramanımızı demir yumrukla idare etmeye çalışan Yıldız hanımdır: Yıldız Turan. Ne var ki, sonlara doğru bu beraberliğin de faydasını görür gibiydi.

Bu sene Türkiye Polisiye Yazarları Birliği tarafından düzenlenen Kristal Kelepçe Ödülleri’nde “Büyük Artist” ödülüne layık görülen Oker’in oğlu Ali Oker şöyle demiş: “Celil Oker’in meslektaşları kadar ‘Büyük Ressam’ olarak anılması büyük bir onurdur… Türkçe polisiye edebiyatının büyümesine katkıda yer alan babamın eserlerini okuyan, değerlendiren ya da başta tanışacak olan bütün okurlara selam olsun.”

Açık Konuşmak Gerekirse biz de tarih sırasıyla baştan okumaya niyetliyiz. Kalemine sağlık, Celil Hoca!

Yorum yapın