Çocuklar da faiz kararını izliyorsa…

author

YALÇIN KARATEPE

2021.11.19 06:46

Günler öncesinden gözler Merkez Bankası Para Politikası Kurulu(PPK) kararına çevrilmişti. Acaba faizlerde ne yapacaklar diye heyecan doruktaydı. Hem de herkeste. Sadece konuyu yakından peşine düşüp takip etmesi beklenen piyasacılar, bankacılar, iktisat hocaları yok, sıradan vatandaş da gözünü kulağını geçen günkü karar çevirmişti. Gerçi karardan bir gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan nasıl bir karar çıkacağının işaretini de vermişti, ben faize karşıyım, yüksek faizler inecek demişti. Lakin biz faniler hala MB’nin akılcı davranacağını bekliyorduk. Kurların geldiği seviyeye bakarak, en azından bu defa pas geçerler, bir indirim yap(A)mazlar, diye düşünüyordum. Lakin tekrar yanıldım. Şu akla yatkın manzara açısından bir kurtulsam öngörülerim de daha isabetli olur. Beklediğim olmadı ve MB politika faiz oranında 100 baz puanlık indirim yaparak yüzde 15’e çekti.

Bu karar hakkında iktisadi analiz yapmayacağım. Çünkü alınan kararın dayandığı herhangi bir hesaplı bahane bulunmuyor. Bunu yalnızca ben söylemiyorum. Karar metninde yer alan bir takım ifadeler de alınan karar ile kararın hedeflediği sonuçlar arasında bir tutarlılık olmadığını gösteriyor. “Gelişmiş ülke merkez bankaları … enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir” veya “talep yönü olan ve para politikası etki alanı dışındaki faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu etkilerin 2022 yılının birincil yarısı baştan başa da etkisini sürdürmesi beklenmektedir” ifadelerinin peşinde faizleri indirdim demek açıklanabilir bir durum değildir. Dolayısıyla idareli dayanağı olmayan bu kararı enine boyuna analiz etmek de manalı olmayacak. Şimdi buraya, kurlar yükselmeye devam edecek, enflasyon artacak, yoksullaşmamız derinleşecek yazmamın bir anlamı var mı? Faiz indirim kararının etkilerinin bunlar olacağını tahminde bulunmak için iktisatçı olmaya gerek var mı? Yok! Bu yazının yazıldığı saatlerde dolar yüzde 5’ten artı layık kazanarak 11,30 lira seviyesinin üzerine çıktı zaten. Hani geçen hafta “alıştığınız” 10 lira seviyesi var ya, o şimdi hayal bile edilemiyor. Acilen gelsin zamlar. Merkez Bankası, zamlar gelirken enflasyonun nasıl düşeceğini de bir zahmet açıklasa iyi olur. Ne diyeceklerini varsayım ediyorum: Biz fiyat artışlarını içermeyen başka bir endekse bakıyoruz, orada bir yükselme görmüyoruz.

Karardan derhal önce bir tivitte “Sıradan yurttaş bile acaba MB ne yapacak diye ilgiyle bekliyorsa, o ülkede işler rayından çıkmış demektir” yazmıştım. Bir takipçimin verdiği yanıtı buraya alıntılıyorum: 14 yaşındaki kızım harçlıklarını, kumbarasını getirdi. Dolar düşerse alalım baba diye. Aklının derste olması gereken çocuk. Neşeler, hayaller, umutlar, gelecek topyekün çalındı, çalınmaya da devam ediyor maalesef.

Ülkenin içine düşürüldüğü durumu çok net, açık ve acı bir biçimde açıklayan bir yanıt. Çocukların çocukluğunu yaşamasına müsade vermeyen, onların neşelerini, hayallerini, umutlarını değil eden bir hesaplı düzen içinde yaşıyoruz. Eğer 14 yaşındaki bir çocuk, sahip olduğu harçlıklar ile dolar almayı düşünmek zorunda kalıyorsa, o ülkede çocuklar çocukluklarını yaşayamıyorlar demektir. Biz büyükler aldığınız kararların sonucundan olumsuz etkileniyoruz, gelişen zorluklarla uğraş etmeye devam ediyoruz. Fakat haberdar mısınız bilmiyorum lakin aldığınız kararlar, yarattığınız idareli şartlar çocukları bile aracısız etkiliyor.

Bırakın çocuklar harçlıklarıyla dolar almayı yok, oyuncak almayı hayal edebilsinler ve çocukluklarını yaşasınlar.

Çocukların düş kurmasını bile imkânsız kılan bu harmoni değişmeli.

Yorum yapın