Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’dan dikkat çeken açıklama: Devamı gelecek!

Oktay, A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, soruları yanıtladı.

Samsun’da Atatürk Anıtı’na yönelik hamle konusunda bir soru üzerine, geçmişe dönüp bakıldığında bu cins saldırıların ne kavrama geldiğini herkesin çok iyi bildiğini dile getiren Oktay, “Böyle bir atak kimin işine fayda? sosyal medya üzerinden bilgi kirliliği üretmeye çalışanlar veya bunun üzerine atlamaya çalışanlara bakarsanız bunun arkasındaki provokatif yapıların da veya ondan faydalanmaya çalışanların da kimler olduğunu çok net şekilde görürsünüz.” diye konuştu.

“Bugünkü Türkiye, geçmişteki Türkiye yok bundan böyle. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki yeni Türkiye derken, geçmişteki oyunları yeniden sahneleyemeyecekleri, vesayet odaklarının hüküm süremeyecekleri, hangi oyunları kurarlarsa kursunlar, lüzum içeriden gerek dışarıdan hiç ayrım etmez özlem ettikleri sonucu alamayacakları provokatif eylemlerdir bunlar.” diyen Oktay, saldırıyı yapanların yakalandığını kaydetti.

Oktay, şunları söyledi:

“Emniyet güçleri derhal buna müdahale etmiştir. Bundan sonradan da edecektir. Yargı da hemencecik gereğini yapmaya başlamıştır ve üstüne düşeni de yapacaktır. Biz ne yapıyoruz? Gerek güvenlik birimlerimiz İçişleri Bakanlığımız nezdinde gerek Adalet Bakanlığımız bünyesinde bunun arkadaki perdesiyle alakalı neler olduğu ya da bunda kimlerin parmağının olabileceğiyle alakalı her türlü araştırmayı yapıyoruz. Ucu nereye giderse gitsin Türkiye vesayet odaklarının beygir koşturacağı, geçmişteki karanlık oyunları yeniden sahneleyeceği bir ülke değildir artık. Milletlerarası arenada da sözü olan, üzerindeki senaryoların hayata geçirildiği bir ülke olmaktan ziyade kendisi artık süreklilik yazar, yalnızca bölgesinde yok dünyadaki bütün olaylara da gerektiği süre gerektiği şekilde müdahil olan bir Türkiye’dir. Gereksizce uğraşmasınlar, enerjilerini diğer yere harcasınlar. Muhalefete sesleniyorum, ‘Buralardan bir şey çıkmaz.’ AK Parti’nin de Recep Tayyip Erdoğan’ın da hepimizin de bizim devletimize, milletimize olan sadakatimiz, kurucu değerlere olan duruşumuz son derece nettir, bu her zaman da Cumhurbaşkanımız tarafından açıklama edilmiştir.”

– “Nasıl öncesi varsa sonrası da devam edecek”

Terörle mücadelede yapılanlara değinen Oktay, “Kış Kartalı ile de biz dışarıdaki ayrıca Derik bölgesinde hem Sincar bölgesinde, üçüncü bir yerimiz yeniden daha var, gerekli istihbari bilgiler çerçevesinde o bölgeleri de vurmuş durumdayız. Son derece de etkin bir mücadele oldu. Zaten onunla da kalmayacak, nasıl öncesi varsa sonrası da devam edecek.” dedi.

Oktay, sahada DEAŞ’la fiili mücadele eden, bu uğurda şehitler veren, binlerce teröristi gömenin Türkiye olduğunu kaydederek, “Bölgede DEAŞ’ın canlandırılmaya çalışıldığını daima görüyoruz. Türkiye’nin duruşu son derece net. Terör örgütleri dediğimizde DEAŞ, PKK, uzantısı PYD ve öteki, FETÖ benzer şekilde nasıl iç içe olduklarını biz çok net görüyoruz.” diye konuştu.

– “Barışın tesisini istek ederiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna ziyaretinin başarılı geçtiğini açıklayan Oktay, şöyle konuştu:

“Ukrayna ziyareti daha kapsamlı bir ziyaretti. Aynı şekilde zaten Rusya’yla olan görüşme de çok ayrıntılı bir görüşme olacak. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar dolayısıyla bunun ana gündem maddesi Rusya ve Ukrayna arasındaki kriz konusu idi fakat onun dışarıda da natürel oysa idareli, ticari ve birçok anlaşmaların da imzalandığı, ileriye dönük çok önemli bir altlığın da oluşturulduğu bir ziyaretti. Son derece başarılı geçti, her yönden.”

Ukrayna ve Rusya arasındaki krize değinen Oktay, Türkiye’nin görüşmelere konut sahipliği yapabileceğini duyuru ettiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Ukrayna bunu kabul etti, az önce Rusya Federasyonu göre bir izah etme gelmedi. İkinci bir ebat, Putin ve Zelenskiy’nin bir araya gelmeleriyle ilgili bir süreç, liderler seviyesinde yürütülebilecek bir diplomasi çerçevesinde bu düşünülebilir. Orada da Sayın Cumhurbaşkanımızın fazla ciddi bir ara buluculuk boyutunda ikisini bir araya getirebileceği ve konuşulabilecek bir atmosferin oluşturulabileceği en yerinde isimlerden birisi de Cumhurbaşkanımız bunu önermiş durumda. Ukrayna, geçen günkü ziyarette bunu dobra dobra kabul edeceğini, bu görüşmenin Türkiye’de yapılabileceğini açıklama etti. Rusya buna nasıl yaklaşır o da Rusya Federasyonu Devlet Başkanı geldiği süre Türkiye’de yapılacak görüşmelerde netleştirilecektir. Türkiye ziyareti de Rusya göre ilan edildi. Henüz tarih netleşmiş yok lakin çok uzun da sürmeyecek. Istek ederiz ki Rusya Federasyonu da bir araya gelmeyi kabul eder. Bölgedeki tırmanan bir krizin aslında sonuçta hasar vereceği inşa yalnızca taraflar değildir, Ukrayna ve Rusya olmayacaktır. Türkiye’yi de etkileyecektir, bölgeyi ayrıntılarıyla etkileyecektir, Avrupa’nın tamamını etkileyecektir. Barışın tesisini özlem ederiz. Türkiye’yi keza ekonomik anlamda hem askeri anlamda turizm dahildir buna kültürel anlamda, birçok alanda meslek birliğimizin olduğu her iki arkadaş ülke olarak da, çoğu anlaşmazlıklarımız da olabilir lakin birlikte iş yapabildiğimiz, konuşabildiğimiz iki ülkenin kendi aralarındaki sorunu yine barışçıl yollardan çözmesini özlem ederiz.”

– “Yunanistan’da uygulanan tam bir cinayettir”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, bölgede yaşanan göç konusunda en büyük faturayı Türkiye’nin ödediğini oysa Avrupa’nın ikircikli bir yaklaşma sergilediğini dile getirerek, “Gitmek isteyenlere baktığınızda 19 kişinin donarak öldürüldüğü birçok vakayı yaşıyoruz. Botlarla ayrı adalara gidenlerin botlarının batırılarak veya botların iğnelenerek, şişlenerek batırıldığı cinayetleri görüyoruz. İpsala’nın karşısında Meriç’ten geçen, karşıya geçen insanların siz kıyafetlerini alacaksınız, ayakkabılarını alacaksınız, yağmurlu, karlı bir havada geriye bırakacaksınız, güç uygulayacaksınız, nasıl bir insanlıktır bu? İnsanlık mı? Bunu da göçle, göçmenle çaba namına yapacaksınız.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin insani diplomasi uyguladığını vurgulayan Oktay, “Hemen yanı başımızdaki Yunanistan’da uygulanan bütün bir cinayettir, insanlık dışı bir uygulamadır ve Frontex (AB Hudut Güvenliği Örgütü) dediğimiz AB’nin tamamının göç politikasını peşine düşüp takip eden, izleyen, uygulayan, uygulatan yapı da bunun içindedir. Yalnızca Yunanistan da değildir gerçekte ne yazık fakat AB ülkelerinin tamamının bu 19 kişinin ölümünde, 19 kişinin donarak öldürüldüğü yapıda, diğerlerinde de her gün batırılarak botların insanların öldürüldüğü her bir olayda sorumlulukları vardır. Hiç kimse bundan kaçamaz.” değerlendirmesini yaptı.

Ermenistan’la normalleşme sürecine değinen Oktay, şunları söyledi:

“Karabağ özgürleşmesi diye ifade edebileceğimiz, bizim de sonuna kadar takviye verdiğimiz işlem, savaş gibi algılansa bile doğrusu barışın anahtarı oldu. Ayrıca de buradan en büyük kazancı da Ermenistan sağladı. Hemencecik akabinde zaten Cumhurbaşkanımız, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile açıklamada bulundu. Bu sorundu, çözmek istemedikleri bir sorundu, Minsk Grubu da dahildir buna, biz bunu şu anda çözdük. Derhal barış zamanı, buyurun konuşalım. Hatta 6’lı konuşalım, herkes bunun tarafı olsun, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan, Gürcistan, Türkiye bunun tarafı olsun. Bölgeyi bir kolaylık bölgesine dönüştürelim. Bunun anlaşılması olur ya bir yıl aldı. Hemen Ermenistan da bunu anlamış durumda. Iki Taraflı sıcak mesajların gidip geldiği, ortak özel temsilcilerin atandığı, özel temsilcilerin görüştüğü, Ermenistan Başbakanının Antalya’da düzenlenecek Diplomasi Forumu’na katılacağını açıklama ettiği bir sürece gelmiş durumdayız. Açlık ederiz ama bu süreç hızlanır.”

Oktay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kente kar yağdığında İngiliz Büyükelçisi ile görüşmesine ilişkin soru üzerine, “Ne zamandan beri Türkiye’deki bir kar yağışını, krizi yönetmek Amerikan ya da İngiliz büyükelçisinin görevi oldu bilmiyorum. Bu sorunun cevabını bizden çok Kılıçdaroğlu merak ediyor, onun uykuları kaçmıştır. Ona sormak lüzumlu, ne görüştüler, ne yaptılar, ne ettiler.” dedi.

Yağışın ne tür sıkıntılar getireceğinin bilinmesi gerektiğine muhabere eden Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu, sizin uykularınızı kaçırmak zorunda. Olabilecek en ufak aksaklığı, her türlü aksaklığı evvelden hesaplamak, aranje etmek ve ona göre de her türlü hazırlığınızı yapma zorundasınız. Nerede, ne kadar kar yağacağını zaten Meteoroloji üç altında beş yukarı belirliyor. Bununla uğraş edecek şekilde hangi tür araçları kullanacaksınız, nerede bunları konuşlandıracaksınız, ne değin personelle bu işi yapacaksınız, kara, hava ve hatta denizde ne cins araçları ve kimlerle koordine ederek yürütecekseniz, tüm bunun çalışması yapılır. Biz böyle yaptık zaten. Bu işin başında durursunuz. Başında durmadığınız işi yönetemezsiniz. AKOM’a gittiğinizde her şeyi orada görebilir, yönetebilirsiniz. Facia ve ivedi şart merkezlerimiz var bizim, bütün veriler oraya akar. Derhal kararlarını alır ve ıslah edici eylemleri yaparsınız. İstanbul’daki vatandaşlarımız bilir oysa burada bir sorun varsa bunun çözümüyle ilgilenen benim güvendiğim birileri de var.”

– “19 kişinin hesabını sorsana insanlıktan bahsediyorsan”

Fuat Oktay, Türkiye ile ilgili konuların Türkiye’yi ilgilendirdiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye’nin içişleri Türkiye’nin sorunudur ve Türkiye bunu çözer. Biz, ilkesel hareket ediyoruz. A’nın, B’nin, C’nin yani batının, doğunun, kuzeyin, güneyin çıkarlarına kadar değil, Türkiye’nin ve milletimizin çıkarlarına kadar hareket ediyoruz. En son Kavala olayını yaşadık. Türkiye’de Yolculuk olaylarını yaşadık. Emniyet birimlerimizin ve adli mercilerin Yolculuk olaylarında önemli şekilde parmağı olduğunu açıklama ettiği yani anayasal düzeni yıkmaya ve mevcut hükümeti yıkmaya yönelik iki öbür suçtan dava açtığı bir isim. Adalet süreci devam ediyor. Tekrardan beraat süreci oluyor. Aynı suçlardan baştan bir dava süreci fakat istinaf mahkemesinde yeniden buna itiraz ettiği ve birinci derece mahkemeye gönderdiği, ağır ceza mahkemesinde davanın yürütüldüğü bir süreci yaşıyoruz. Bu süreç devam ediyor.

Böyle bir durumda Avrupa Konseyi bakanları bir araya geliyor, Avrupa Konseyi dediğimiz siyasi bir yapıdır. Bakanlar o siyasi yapının yönetimsel bir çerçevesidir. Bakanlar bir araya geliyor, Türkiye ile ilgili bir karar alıyor. Göçmenlerden dolayı 19 tane insanı sadece bugün öldüren, bugüne dek kaç kişiyi öldürdüğünün tüm verileri bizde mevcut, bir yapının bize insanlık dersi vermeye çalıştığını görüyoruz. 19 kişinin hesabını sorsana insanlıktan bahsediyorsan. Mahkeme sürecinin devam ettiği bir yapıda Konseyin Bakanlar Komitesi dönüyor bir karar alıyor. AİHM ilk elden içerideki yargıya müdahil oluyor ve ‘Tahliye et.’ diyor. Sen kimsin de açıklamalar veriyorsun? Benim yargıma talimat veremezsin.”

Kur korumalı mevduat hesabının iyi gittiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “300 milyar liraya yaklaştı. 292 milyar liraydı bendeki sayı.” dedi.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir