Geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor: Tadına doyum olmuyor

Toros Dağları’nda yetişen yaban armutları, eylül ve ekim aylarında toplanıyor. Yıkanıp tokmakla dövülen armutlar, takriben 20 gün güneşte kurumaya bırakılıyor. Değirmende un olan yaban armutları, marifetli ellerde yufka ekmeğe dönüşerek sofralara geliyor.

Geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor: Tadına doyum olmuyor

İlçeye emrindeki 1200 nüfuslu Gezlevi Mahallesi sakinlerinden Meryem Mutluluk, AA muhabirine, takriben 40 yıldır dağlardan toplayıp kuruttuğu yaban armutlarını un haline getirerek, bu geleneksel lezzeti devam ettirdiğini söyledi.

Geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor: Tadına doyum olmuyor

Armudun ekmek olarak sofralara ulaşma aşamasının epeyce sıkıntılı olduğunu anlatan Sevinç, “Eylül, ekim gibi sonbahar ayları gelince yaban armutları olgunlaşır, erer ve toplamaya gideriz.” dedi.

Geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor: Tadına doyum olmuyor

Armut ununun fazla yararlı olduğunu aktaran Sevinç, “Bu ekmek çok yardımcı. Tuzsuz yiyenler ve şeker hastaları rahatlıkla yiyebilir. Rahmetli annem ve dayım şeker hastasıydı. Ekmek yaptıkça onlara götürüyordum. Annem oldukça çok bu ekmekten yerdi. Çünkü içinde şeker yoktu. Dağ armudunun içinde ne şekeri olacak fakat. Tadı da ona tarafından tuzu da ona tarafından.” ifadelerini kullandı.

Geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor: Tadına doyum olmuyor

– “KITLIK ZAMANI ARMUDU DEĞERLENDİRMEYİ DÜŞÜNMÜŞLER”

Geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor: Tadına doyum olmuyor

Zorlu hayat şartları sebebiyle armuttan un yapma fikrinin ortaya çıktığını dile getiren Sevinç, “Kıtlık zamanı armudu değerlendirmeyi düşünmüşler ve kurutup un haline getirmişler. Bir Zamanlar ekmek yokmuş, kıtlık zamanında bunları yapmışlar. Buğdayı olanlar buğday da karıştırmış. Daha lezzetli olmuş.” diye konuştu.

Geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor: Tadına doyum olmuyor

Sevinç, armut ekmeğini birincil kere duyanların çok şaşırdığını, fazla pozitif talep olduğunu ama eskisi kadar yapamadığını belirterek şöyle konuştu:

Geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor: Tadına doyum olmuyor

“Vaktiyle eşeğimle getiriyordum, şimdilerde imkanım yok. Ya buğdayını alamıyorum ya armut getiremiyorum. Şimdi o dağlara dışarı giden yok. Ben de yalnız gidemiyorum. Evladım olmadığı için yeğenimi büyütüyorum. Tüm geçmişlerim, yakınlarım için bu geleneği sürdürüyorum. ‘Benden sonradan da evinde, yuvanda sen sürdür Fatma.’ diyorum. ‘Yok hala ben katlanmam.’ diyor. Diğer da kime ne diyeyim. Ben ölünceye dek yapacağım fakat yine de arkamdan bir birey çıkar inşallah.”

Geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor: Tadına doyum olmuyor

Yorum yapın