İşe iade davasında gerekçeli karar yazımının 1 yılı aşması hak ihlali sayıldı

Devlete Ait Gazete’de bulunan karara tarafından, bir firmanın Ankara’daki şubesinde çalışan başvurucuların ilgili şubenin kapatılması üstüne iş akitleri feshedildi. Bunun üzerine başvurucular, işe iade davası açtı. Davaya bakan Ankara 11. İş Mahkemesi, başvurucuları haklı buldu ve işe iadelerine hükmetti.

Mahkemenin kararında, hükmün kesinleşmesinin gerisinde başvurucuların işe alınmaması halinde müracaatçılara 4 aylık vergi tutarında tazminat ve boşta geçen vakit için de 4 avuç içi kadar ücretin ödenmesi kayıt altına alındı.

Kararın üzerinden bir yılı aşkın zaman geçmesine karşın gerekçenin yazılmaması üstüne başvurucular, adalet ihlali iddiasıyla Tüzük Mahkemesine bireysel başvuru yaptı.

Yüksek Duruşma, başvurucuların Anayasa’nın 36’ncı maddesinde teminat altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki akla yatkın sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve müracaatçılara 8 bin 750’şer lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

– KARARIN GEREKÇESİNDEN

AYM’nin ihlal kararının gerekçesinde, başvuruya ilişkin aynı iddiaların daha önceki kararlarda ele alındığı aktarıldı.

Başvuruya konu olayda, başvurucuların işe iade talebiyle açtığı davanın sonuçlarından yararlanabilmesinin, kararın kesinleşmesinin en kayda değer aşamalarından gerekçeli kararın yazılması olduğu kayıtlı gerekçede, bu yükümlülüğün müracaatçının talebi, tutumu veya sorumluluğuna alt olmaksızın mahkemeye ait olduğuna işaret edildi.

Gerekçede, şunlar kaydedildi:

“Başvuruya konu olayda 18 Ekim 2016’da açılan davaların 7 Mart 2019’da onama kararıyla kesinleştiği, yani yargılamaların 3 dereceli suçlama sisteminde yaklaşık 2 sene 5 ay sürdüğü anlaşılmıştır. Başvuruya konu davaların yasal meselenin çözümündeki zorluk, maddesel olayların karmaşıklığı, delillerin toplanılmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi ölçütler dikkate alındığında karışık olmaktan uzaktan olduğunu bildirmek mümkündür. Bunun yanına yargılamalarda 4 duruşma neticesinde davaların açılmasından 9 ay daha sonra kısa karar tefhim edilmiş ise de tefhim tarihinden gerekçeli kararların yazılmasına değin 1 yıl 2 ay 10 gün süre geçmiş olup bu şart kimsesiz yargılama sürecinin uzamasına neden olmuştur.”

Somut başvuruda, yargılamanın uzamasına gerekçeli kararın geç yazılmasının sebep olduğu ifade edilen kararda, akla uygun sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerektiği belirtildi.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir