Osmanlı döneminde yaşanan aşırı hava olayları tarihi belgelerde

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığında muhafaza edilen belgelerde aşırı yağışlar, sel, kuraklık ve fırtına gibi afetlerin çoğunlukla yaşandığı ve alınan önlemlere ilişkin detaylar görülüyor.

Belgeler arasında, aşırı yağışlar ardından yaşanan seller ve yönetimin aldığı önlemler dikkati çekiyor.

Bu kapsamda Padişah II. Selim vaktinde İstanbul kadısına yazılmış fermanın defter kaydında, safer ayının on yedinci (8 Haziran 1574) günü yağan fazla yağmur sebebiyle büyük sel olduğu ve Yenibahçe’den (bugünkü Vakıf Gureba Hastanesi ve Ulubatlı civarı) denize değin olan karizler (yer altı lağımı) üzerine evler yapılması, çöp dökülmesi ve sair sebeplerden evleri su bastığı ve bazılarının yıkıldığı belirtiliyor.

Osmanlı döneminde yaşanan aşırı hava olayları tarihi belgelerde

Konu ile ilgili afet yerine gönderilen Dergah-ı Ali Çavuşu İbrahim ve Mimar Muslihiddin’in yaptığı buluş neticesinde kariz üzerine yapılan konut ve dükkanların kaldırılması, karizlerdeki tahribatın giderilmesi, bazı köprü ve kemerlerin genişletilmesi gerektiği hususlarının tespit edildiği, bu sebeple kariz üstüne yapılan evlerin yıktırılması, genişletilmesi gereken kemer ve köprülerin vakıfları veya sahipleri tarafından yaptırılması ve karizleri delen, çöp dökmek suretiyle tıkanmasına sebep olanlara temizlettirilmesi ve tamir ettirilmesi emri veriliyor.

Belgelerde, Padişah III. Sultan Murad zamanında Mısır valisine yazılmış 9 Nisan 1577 tarihli fermanın defter kaydında ise su baskını felaketi beklenen Mekke’de sel gelecek yerlerin üzerinde olan evlerin kamulaştırılıp sel yatağının iki tarafına kargir duvar yapılması için 27 bin filori masraf gerekeceği, bu paranın Darı Hazinesi’nden verilip, harcama işi için güvenilir bir adamın görevlendirilmesi emri dikkati çekiyor.

Osmanlı döneminde yaşanan aşırı hava olayları tarihi belgelerde

Yeniden Padişah Sultan III. Murad döneminde İstanbul kadısına yazılı fermanın 30 Mart 1579 tarihli defter kaydında ise Belgradlı Mahallesi’ne Mustafapaşa, Silivrikapı, Topkapı ve Şehremini Çarşısı semtlerinden gelen sel sularının hisarda olan menfeze sığmayıp, evlere hasar verdiği belirtilerek, bu menfezin genişletilmesi emri yer alıyor.

Bağdat valisi göre 17 Nisan 1888’de Dahiliye Nezaretine gönderilen bir diğer belgede ise Kerbela tarafında meydana çıkan şiddetli fırtına nedeniyle turistleri içeren iki geminin Fırat Nehri’nde battığı bilgisi aktarılıyor.

Öte yandan Osmanlı’nın 19. asır ortalarından itibaren sel felaketleri ve çekirge istilaları yüzünden kıtlıkla da mücadele ettiği ve buna karşısında alınan önlemler de arşivlerdeki belgelerde görülüyor.

Bu kapsamda Sadaret’den Adana valiliğine yazılan 9 Kasım 1859 tarihli belgede, ramazan ayında Maraş’ta meydana gelen kıtlık üzerine valiliğe yapılan müracaat neticesinde Maraş’a zahire gönderildiği, her tarafta kıtlık olmasının beklendiği ve halkın her türlü sıkıntıdan kurtarılmasının çok manâlı olduğu, valilik kadar tekrar yiyecek gönderilebileceği belirtiliyor.

Osmanlı döneminde yaşanan aşırı hava olayları tarihi belgelerde

Başbakanlıktan Maliye Bakanlığına yazılan 14 Eylül 1873 tarihli belgede de kuraklık sebebiyle ürünleri telef olan Baskı Sancağı’na bağlı Meskene Kazası’na yeni yerleştirilmiş olan Hadid, Mevali, Ebu Hamis ve öteki aşiretlerden yerleşmelerini tamamlamaları için bir yıl öşür alınmaması isteniyor.

Meclis-i Vükelanın (Bakanlar Kurulu) 14 Ağustos 1887’deki belgesinde ise su baskını felaketi ve çekirge istilasından kaynaklı kıtlığı önlemek için Bağdat vilayetine deniz ve nehirden getirilen yiyecek maddelerine uygulanan gümrük vergisiyle ilgili muafiyetin gelecek seneye değin uzatılması kararı alındığı görülüyor.

Niğde Mutasarrıflığından İçişleri Bakanlığına 30 Kasım 1916’da yazılan telgrafta da Niğde’ye yedi aydır yağmur yağmaması dolayısıyla şiddetli kuraklık olduğu bilgisi yer alıyor.

– Mayıs ayında yumurta büyüklüğünde batmış yağdı

Ayrıca, bahar aylarında görülen aşırı kar ve dolu yağışlarının da yansıdığı belgelerde Canik Mutasarrıflığı, İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık aralarında yapılan yazışmalarda Nisan 1911’de Samsun’a bağlı Gökbelen köyünde meydana gelen şiddetli kar ve çığ düşmesi olayı dikkati çekti.

Konya vilayetinin telgrafı üzerine Dahiliye Nezareti ile Sadaret aralarında yapılan 21 Mayıs 1905 tarihli yazışmalarda da Ürgüp’ün Karacaviran köyüne yumurta büyüklüğünde yağan dolunun ağaç ve ürünlere koskocoman zarar verdiği, meydana gelen selden çoğu evin zarar gördüğü, hayvanların da telef olduğu yer alıyor.

– Fazla sıcaklarda görülen gök işareti

Arşivlerde Sadaretden Tophane kumandanına yazılan 1 Ağustos 1858 tarihli yazı da öne çıkıyor. Şiddet şehri civarında meydana gelen aşırı sıcaklarda görülen gök işareti ve o sırada bir yerde görülen maden örneğinin Padişah tarafından görüldüğü belirtilmiş yazıda, madenin eski Cebehanede bulunan müzede saklanmak üzere gönderildiği bilgisi veriliyor.

Yorum yapın