Savunma hakkının engellendiğini iddia eden FETÖ sanığı 62 saat söz almış

Ankara 16. Ağır Suç Oluşturan Mahkemesince 5 Kasım’da karara bağlanan davanın gerekçeli kararı taraflara tebliği edildi.

Mahkeme Başkanı Sebahattin Sarıdoğan ve üye hakimler Raziye Yavuz ile Buse Güney’in imzasının bulunduğu gerekçeli karara tarafından, iddianamede Metin Can Yılmaz, kayınpederi Altaylı, eski istihbaratçı Mehmet Barıner ve tur şirketi sorumlusu Seda Chamatzoglou davalı olarak yer aldı.

Altaylı ve damadı Yılmaz, ABD’deki Halkbank davasını manipüle etmesi için bir dönem İran masasında ödev yapan Barıner’i yurt dışına çıkarmaya çalıştı.

Bunun için Chamatzoglou ile irtibata geçildi fakat kaçırma planı işlemeden sanıklar yakalandı.

İddianamenin kabulünün ardından 19 Mart 2020’de davanın görülmesine başlandı.

İlk duruşmaya çıkmayan Yılmaz, sonraki duruşmada hazırlık yapmadığı gerekçesiyle savunma yerine getirmek istemedi, 17 Haziran 2020’de görülen 7. celsede savunma yineledikten daha sonra reddihakim talebinde bulundu. Sonraki celsede sanık Enver Altaylı’nın savunma yapacağını dile getirmesinin ardından laf alan Yılmaz, bir kez daha reddihakim başvurusunda bulundu.

16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi kabul etmemesi üzerine son kararı tahsis etmek için itirazın gönderildiği Ankara 17. Canice Mahkemesi de Yılmaz’ın, daima dile getirdiği reddihakim talebinin “yargılamayı uzatmaya karşın” olduğuna hükmederek, talebi yerinde görmedi.

Reddihakim taleplerini duruşmadan önce mahkemeye bildirmek yerine diğer sanıkların savunma yaptığı sırada dile getirmesi sebebiyle davanın çoğu kez ertelenmesine niçin olan Yılmaz, uyarılara rağmen sonraki celselerde de tutumunu sürdürdü.

Öteki sanıkların da savunma yapmasının önüne geçen ve yargılamayı uzatmaya yönelik tutumu sebebiyle sorgusuna başlanılmayan Yılmaz’ın dosyası, 26 Ekim 2020’de ayrıldı.

– “YARGILAMAYI UZATMAK İÇİN HER TÜRLÜ GİRİŞİMDE BULUNDU”

TEK BAŞINA yargılandığı dosyada da davayı uzama karşın davranışlarını sürdüren Yılmaz’ın savunma hakkını kötüye kullandığı vurgulanan gerekçeli kararda, şu tespite yer verildi:

“Sanığa söz verildiğinde, daha önce mahkememizce ara kararlarla tesis edildiği halde sonraki celselerde de sanığın sürekli aynı mahiyette taleplerde bulunduğu, bu taleplerin soyut, dosya kapsamıyla örtüşmeyen ve davayı uzatma amacı taşıdığı belirgin şekilde anlaşılmıştır.”

Sanık Yılmaz’ın dosyaya sunduğu tatbik, sözlü açıklama ve öteki talepleri dikkate alındığında yargılamanın makul sürede tamamlanmasını alıkoymak için her türlü girişimde bulunduğu anlaşılacağı vurgulanan kararda, sanığın savunma yapmaktan kaçmasına karşın Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuruda sorgusunun yapılmadığını iddia ederek yüksek mahkemeyi de yanıltmaya çalıştığına dikkat çekildi.

Yargı içtihatlarının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilgili hükümlerince davanın makul sürede tamamlanması için “sanığın da sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği” hükmünün hatırlatıldığı kararda, “Aksini bahis eden sanığın, yargılamanın akla uygun sürede sonuçlandırılmasını temin etmek açısından üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ispat etmesi gerekir. Sanığın yargılamayı uzatmaya karşın davranışlarından sorumlu olacağı da açıktır. Sanığın akla uygun sürede suçlama yapılmasını alıkoymak için başka dava dosyalarında ‘hiç rastlanılmayan tarzda yargılamanın sonuçlanmasını engellemeye karşın davranışta’ bulunduğu anlaşılmıştır.” değerlendirmesi yapıldı.

– 62 SAAT SAVUNMA YAPTI

Sanığı 26 celse her tarafında temsilci avukatın, başlıca hakkında mütalaanın sunulmasının ardındaki davadan çekildiği, bunun üzerine Ankara Barosu’ndan talep edilen iki avukatın da bambaşka zamanlardan müdafilikten ayrıldığı belirtildi.

Son görevlendirilen avukatın savunma yapmasıyla “son sözü” sorulan Yılmaz’ın, takriben 4 saat baştan başa konuştuğu kaydedilen kararda, sanığın ilk avukatının hazır olduğu 4. celseden 26. celseye dek geçen 12 günde 45 saat savunma yaptığı aktarıldı.

Savcı Hürol Özcüre’nin esas hakkındaki mütalaasını sunduktan daha sonra buna ilişkin savunma yapması için her yerde laf verilen Yılmaz’ın 5 gün süren 9 celse baştan başa da 17 saat söz aldığı bildirildi.

– TAKDİR İNDİRİMİ UYGULANMADI

Gerekçeli kararda suçlama sonucunda, sanığın FETÖ’nün hiyerarşik yapısında yer aldığı, örgütün talimatları doğrultusunda hareket ettiği, böylece “silahlı terör örgütüne abone olmak” suçunu işlediğinin değişmez olduğu vurgulandı.

Bu kapsamda sanığın 12 yıl hapisle cezalandırıldığı, eylemlerinin yoğunluğu ve duruşmadaki tutumu nedeniyle hakkında takdir indirimi yapılmadığı aktarılan kararda, “Mahkeme zabıtları, SEGBİS görüş ve çözüm kayıtlarından da anlaşılacağı üzere sanığın alaycı üslup ve davranışları, mahkeme heyetine yönelik tahkir edici sözleri, mahkemeye karşı olumsuz davranışları nedeniyle sanık hakkında takdir indirimi uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.”

Hükümle birlikte davalı Metin Can Yılmaz’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Yorum yapın